Konya kriterleri
KONYA
Konya'da dolaşırken elimize bir "kâğıt" verdiler.
Başlığı:
"Aile bireylerine tavsiyeler."
Tam "52 tavsiye" var.
Örneğin:
Ailece bir sivil toplum örgütünü ziyaret ediniz... Üye olunuz, görev alınız.
Komşularınıza hediye olarak kitap götürünüz.
Şehit mezarlarını ziyaret ediniz.
Ailece 10 fidan dikiniz.
***
Sanayi Bölgesi'ni gezerken elimize "bir başka kâğıt" tutuşturdular.
Başlığı:
"Ticari tavsiyeler."
"17 tavsiyeden" birkaçı:
Dövizle borçlanmayınız.
Alışverişte dürüst olunuz.
Para ve kadınla sınanmak, sınavların en çetinidir.
Ortağınıza ve müşterinize ihanet etmeyiniz.
Mustafa Fil
"Döküm kalıpçısı" imiş.
1971'de "kendi işini" kurmuş.
Bir çiftçi çocuğu olan Mustafa Fil, 13 ülkeye "fren sistemleri" ihraç eden "Filkar"ın sahibi.
***
Otokar'dan BMC'ye, Temsa'dan Isuzu'ya kadar pek çok firmaya "fren sistemleri" üretiyor.
***
- Mustafa Bey... Global ekonomik kriz?
- Gelecek yılın ortasına kadar sürer.
- Sizi etkiledi mi?
- Üretim biraz azaldı.
- İşçi çıkardınız mı?
- O nasıl söz?.. İşçi çıkarılır mı?.. İnsan, evladını kapı önüne koyar mı?.. Yeni işçi almayı düşünüyoruz.
***
Mustafa Fil'e "siyaseti" sorduk.
"Ankara'daki tartışmalara... Liderlerin atışmalarına nasıl baktığını" falan.
Mustafa Bey güldü:
- Bu dedikleriniz milletin karnını doyuruyor mu?.. Biz işimize bakarız, seçim zamanı da gider oyumuzu atarız.
Safa Tarım
Onların işi "tarım ilaçları" üretmek.
265 kişi çalışıyor.
14 ülkeye ihracatları var.
2 kardeş (Mustafa ve Hamdi Büyükeğen) bütün gün işin başındalar.
***
"Kriz" diyecek olduk...
Mustafa Bey "krizde büyüdük" diye konuştu:
Bankayla işimiz yok... Öz sermaye ile çalışıyoruz.
Krizde, yurtdışındaki rakiplerimiz sıkıntıya girdiler... Biz de üretimi artırdık.
Kriz döneminde 22 işçi daha aldık.
***
- Mustafa Bey, Organize Sanayi Bölgesi nasıl?.. Kriz atlatıldı mı?
- Tam geçmedi... Ama bulutlar yavaş yavaş dağılıyor.
***
Konyalı sanayiciler bir araya gelince neler konuşuyorlar?
"Darbe günlükleri... Ergenekon... Ankara'daki gerilim" gibi konularda neler düşünüyorlar?
Safa Tarım'ın sahiplerinden Mustafa Büyükeğen dedi ki:
Sohbetlerde, ihtilal konusu hiç gündeme gelmiyor.
İnsanlara güven geldi... Artık darbe falan olmayacağını herkes biliyor.
Biz üretimi konuşuyoruz... Siyaset ise seçim zamanı.
Bürotime
Babaları "Almanya emeklisi."
İşin başında 3 kardeş var:
Hüseyin, Mehmet ve Mevlüt Tosunoğlu.
Fabrika "140 bin metrekare alan üzerine kurulu." Kapalı alan 70 bin metrekare.
***
Günde 1.500 "mobilya" üretiliyor.
750 de "koltuk."
Başbakan'a "makam koltuğu" hediye etmişler.
Fabrikada 500 kişi çalışıyor.
Üretim "yüzde 80 kapasite ile" tam gaz.
Yurtdışında 41 bayileri var.
35 ülkeye büro mobilyası ihraç ediyorlar.
Üniversite ile "işbirliği" halindeler.
İTÜ'nün, Mimar Sinan Üniversitesi'nin "Endüstri Mühendisliği" bölümünde okuyan öğrencilerin "mezuniyet tezleri" Konya'ya "Bürotime'a" gönderiliyor.
Bürotime, öğrencilerin "tasarımlarını" değerlendiriyor.
Beğendiklerini "büro mobilyası" olarak üretmeye başlıyor.
***
1. Kriz sırasında üretim düşüşü olmuş.
2. Son 1 aydır toparlanma başlamış.
3. Krizde tek işçi çıkarmamışlar.
Dedik ki "nasıl becerdiniz?"
Dediler ki:
- Ekmeğimizi işçimizle bölüştük.
"O nasıl söz"
Abdurrahman Tekin (Olgunlar Giyim Sanayii) gömlek üretiyor.
"Türkiye'nin 81 ilinde bizim gömleğimiz satılır" diyor.
- Abdurrahman Bey, kriz?
- Kriz demek, senin bankaya borcun var demek... Bankanın da krediyi geri istemesi, yeni kredi açmaması demek.
- Hepsi bu mu?
- Evet... Demek oluyor ki, özkaynak ile çalışacaksın.
***
- Abdurrahman Bey, kriz sizi nasıl etkiledi?
- Şöyle etkiledi... 81 ile mal veririz... Adam daha önce ayda 300 gömlek alıyorsa, 200 gömlek almaya başladı.
***
Dedik ki "işçi çıkardınız mı?"
Konya'da herkes hangi tepkiyi verdiyse, Abdurrahman Tekin'in tepkisi de öyle oldu:
- Aman Yavuz Bey o nasıl söz öyle?.. Ağzınızdan yel alsın... İyi günde senin kahrını çeken işçiyi, kriz oldu diye kapının önüne koyabilir misin?